Lukka Ülkesi
Pamphylia,
İnsanlığın Kökeni:
Antalya
Akdeniz Bölgesi’nin Batısında yer alan, Antalya Körfeziyle Batı Torosların arasına kurulmuş şehrin en büyük yatırımı ve geliri turizm, ardından da ticaret.
Anadolu’nun güneyinde yer alan bu nadide şehirde insanlık için en önemli şey bulunuyor. Nedir o en önemli şey? Tabi ki Karain Mağarası.
Toros dağlarının Akdeniz’e bakan yakasında bulunan Karain Mağarası insanlığın kökenine, Eski Taş Devrine uzanıyor. Günümüzden yaklaşık 500.000 yıl önce olduğu tahmin edilen mağaranın bizlere sunduğu bulgular ise ilk insanlara çok yakın olan neandertallerin fosilleri.
Daha Eski Taş Devri’nde insana ev sahipliği yapan şehrin tarihi Antalya’yı şuana kadar keşfedilmiş en eski yerleşim yeri yapmaya yetiyor. Tabi ki o zamanlardan itibaren her zaman üzerinde insanın ayak bastığı bir toprak parçası olduğu için, günümüze kadar Anadolu’da bulunmuş tüm devletlere, imparatorluklara ve beyliklere ev sahipliği yapmıştır. Peki, kimdi bu coğrafya üzerinde hüküm sürmüş uygarlıklar? İlkçağda Hititler, ardından Likya ve Pamfilya Dönemi, onun ardından Bergama, Roma ve Bizans dönemleri, sonrasında Selçuklu ve Anadolu Beyliklerinin ardından Osmanlı İmparatorluğu ve günümüzde ise Türkiye Cumhuriyeti. Anadolu’da her devletin hükümdarlığı altına girmekle beraber hiçbir zaman başkent olmamış olan bu güzel şehrin tarihini kısaca ve kesinlikle yetersiz bir şekilde özet geçtikten sonra gelelim diğer nitelik ve niceliklerine.
Coğrafi özellik olarak dağları, platoları, kireçtaşlarının erimesiyle oluşmuş mağaralar, düdenler, dolinler(kapalı veya yarı açık çukurlar), uvalalar(karstik oluşumlar), polyeler(yüksek dağlar arasında bulunan geniş ova) ve su çıkaranlarla saymakla bitirilemeyecek eşsiz doğal güzellikleri ve manzaraları, doğa sevenler, tabiat anaya ruhtan bağlı olduğunu hissedenler tarafından göz kamaştıracak güzellikte ziyaretçilere kapılarını açıyorlar. İklimi her zaman duyduğumuz gibi yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı olan Akdeniz İklimine sahip olan şehrin yılda ortalama 300 günü güneşli geçerken, yalnızca kışın sıcaklık 10-20 derecelere kadar düşebiliyor ve hava biraz kapatabiliyor. Doğasında yaban hayvanlarını da bolca bulundurduğu için yabani hayvan sevenler için tarifsiz bir habitata sahip olduğunu söylesek yanlış olmaz. Oldukça mütevazı nüfusuyla yerli ve yabancı turistlere kapısını açan bu kadim şehrin turistler üzerinde bir sürü çekici yanı olmasının yanı sıra en önemli özelliği havası gereği neredeyse her mevsim tatil yapılabiliyor oluşu ve tabi ki şehrin en cazibeli yanı olan berrak denizi. Kültür turizmi, deniz turizmi, spor turizmi, sağlık turizmi, kış turizmi, kongre turizmi, yayla turizmi, mağara turizmi, kamp ve inanç turizmi şehrin en büyük ekonomik kaynakları olma niteliğini taşıyor. Karayolu, Havayolu, Demiryolu, Kent Taşımacılığı ile ulaşım altyapısı, iklimi ve konumu sayesinde rüzgar ve güneş panelleri ile enerji altyapısı ve 67 özel-devlet-üniversite hastanesi, 1 ağız ve diş sağlığı merkezi ile sağlık altyapısı şehri hem turizme hem de yerleşik hayata göre yaşanabilir kılıyor. Bolca alışveriş merkezi, dinlence alanları ve şehir parklarını da bünyesinde barındıran Antalya, dünya üzerinde yaşayan herkesin görmesi, deneyimlemesi ve dahası içine çekmesi gereken bir şehir. Bünyesinde çokça medya ve yayın organları da barındıran şehir, herkesin hayatında bir dönem yaşaması gereken bir yer. Bu koca, kadim uygarlıklara ev sahipliği yapmış şehri gelip görmek istiyor, fakat çok fazla seçenek arasında boğulurum diyorsanız, Brano Tour’u tercih ederek tüm külfetlerden ve gereksiz harcamalar ve düşüncelerden kurtulabilirsiniz. Antalya seyahatinizde atladığınız bir yer kalmasın, “Aman! Keşke şuraya da gitseydik” dediğiniz bir yer kalmasın diye Brano Tour hep yanınızda.
