Hüdavendigar,
Osmanlı’nın Doğumhanesi,
Sanayi ve Tekstil’in Gözdesi:
Bursa
En çok Osmanlı İmparatorluğu’yla adı geçen bursa, Osmanlı’dan önce Mysia, Frigya gibi isimler alan şehir, adını sonradan Roma İmparatorluğunun himayesi altına geçecek olan Bitinya Krallığı’nın kralı Prusias’tan almıştır.
Arkeolojik kazılarda milattan önce 4000’lere kadar izlere rastlanan şehir, uzun yıllar Osmanlı’nın sancağını taşımış, sonrasında bu sancak Edirne’ye ardından İstanbul’a taşınmıştır. Türkiye’nin tüm köklü medeniyetlerine ev sahipliği yapmış şehirler gibi Bursa da birçok etnik azınlığı bünyesinde barındırarak, kozmopolit yapısıyla en yaşanabilir şehirler sıralamasında Dünya’da 28, Türkiye’de 1. Sırada yer alarak şehirleşmiş yapısının rüştünü ispat etmiştir. Konum itibariyle Marmara Bölgesi’nin güneydoğusunda yer alan şehire karayolu, havayolu, demiryolu, denizyolu gibi ulaşım olanakları her açıdan sağlanarak, nüfus sirkülasyonu arttırılmıştır. Yerleşik nüfusuyla Türkiye’nin en kalabalık dördüncü şehri olan Bursa, turizm, spor, sanayi ve istihdam, ulaşım ve sağlık altyapısı ve eşsiz lezzetlerinden oluşan mutfağıyla, kalpleri çalan, gönülleri fetheden ve dimağlarda hoş bir tat bırakan yapısıyla dikkat çekmektedir. Bursa’nın her adımında tarihi yapıların hala kullanımda olacak kadar sağlam, sağlam olmayanların da onarılıp tekrar kullanıma sunulduğunu görebilirsiniz. Bursa’ya geldiğinizde çarşıya gidip kumaşının kalitesini, havlusundan tişörtüne varıncaya kadar anlayabilmeniz için yalnızca dokunmanız yeterlidir. Uluslararası bir kaliteye ve şöhrete sahip olan Bursa kumaşını hatıra olarak tercih edebileceğiniz herhangi bir ürünle sevdiklerinize armağan olarak ya da odanızı süslendirmek için almayı tercih edebilirsiniz.
Bursa seyahatinizde tarihi ve kültürel yerler saymakla bitmez. Fakat bunların dışında doğasını deneyimleyebileceğiniz İznik Gölü, Oylat, Gölyazı ve Uluabat Gölleri, Tirilye, Orhangazi, Mesire alanları ve Bursa Botanik Parkı’nı gezip görebilir, her sene bolca yerli ve yabancı turisti ağırlayan Uludağ Milli Parkı’na gidip kayak yapmayı tercih edebilirsiniz. Özellikle kış turizmine bolca katkı sağlayan Uludağ, muhakkak gidip görülmesi gereken doğal bir güzellik. Ayvaini mağarası, Sadağı kanyonu, Saitabat Şelalesi, Suuçtu, Kuş Cenneti, Longoz Ormanları gibi saymakla bitirilemeyecek kadar doğal güzelliğin yanında, Osmanlı kültürünün hüküm sürdüğü Bursa’da bolca hamam ve kaplıcalar da bulunmaktadır. Tedavi ve terapi amaçlı da tercih edilebilecek Bursa’da aradığınız herhangi bir şeyi bulabilecek kadar zenginlik içerisinde, sağlıklı, bol oksijenli, bol kültürlü ve bol aktiviteli bir tatil yapabilir, hatta belki buraya yerleşmeyi bile düşünebilirsiniz. Bursa seyahatinizde gerçekten ne yapmak istediğinize göre bir program yapmazsanız, gezerek bitirilemeyecek kadar çok kategoride mekan ya da aktivite olduğunu anlamanız da bir o kadar mümkün. Fakat tavsiye vermek gerekirse, Bursa yalnızca bir kere giderek bitirilecek bir yer olmadığından Bursa’ya fırsat buldukça giderek hem bedenen ve zihnen bir temizlenip, hem yeni yerler ve yeni şeyler öğrenerek, hem de mutfağının lezzetleriyle hayattan daha çok zevk almanızı sağlayabilir, muhteşem bir detoks programını alışkanlık haline getirmeniz muhteşem olacaktır. Çünkü Dünya’da bu kadar çok olanağı sunabilen başka bir şehir bulmak oldukça zor.
Bu taşı toprağı altın olan şehrin her şeyinden faydalanıp, her dokusunu hissetmek, ruhunuzu okşayacak, maneviyatınızı ayak tırnağınızdan başlayıp saç telinize kadar doldurmanızı sağlayacaktır. Daha da ileri gidersek, Bursa gezilmez, Bursa yaşanır. Özellikle Osmanlı İmparatorluğu’na, kültürüne ve yaşamına günümüzde şahit olmak isteyenler, Tophane’de nargilenin tadına varmak isteyenler için, Bursa’nın mütevazı ve sevecen halkı sizleri misafir etmek için bekliyor olacaklar. Size evinizde gibi hissettirecek insanıyla Bursa, Osmanlı’nın uyguladığı hoşgörü politikasını bir gündelik davranış haline getirmiş ve yediden yetmişe bunu taşıdığını tamamen bir yabancıya bile hissettirebiliyor.
